OĞLUN ÖLMEDEN HAREKETE GEÇ!

6 Eylül 2015 Pazar

“Neden hep bizim çocuklarımız ölüyor?”

Savaşın bedelini her şekilde işçiler, emekçiler ve analar, yani kadınlar öder

DİSK-CAM/KERAMİK-İŞ GENEL BAŞKANI Birol Sarıkaş ile konuştuk

Oğlun Ölmeden: Sizce savaş neden tetiklendi?

Birol Sarıkaş: Aslında yüzyıllardır yok sayılan bir halk var. ‘84-85’den sonra başlayan Kürt mücadelesinin biraz ete kemiğe büründüğü yıllarda, savaş politikaları zirve yaptı.

‘90’lı yıllar faili meçhullerle, çok vahşi katliamların gündeme geldiği bir dönemdir. Ülkedeki Kürt siyasi hareketinin yükselmesi, demokrasi güçlerinin verdiği destekle, devlette çözüm yolunun katliam politikalarıyla olmayacağı noktasında bir görüş birliğine vardı; bu zayıf kaldı ama devlet içinde bu görüş yer aldı.

AKP iktidara geldikten sonra ilk başta ağırlıklı olarak savaş konseptini gündemde tuttu. Daha sonra mücadelenin getirdiği şartlarla, kendi idealini de koruyabilmek adına uzlaşı yollarını arıyordu. Başka politikalar geliştirmeye başladı. Sanki çözümden yanaymış gibi bir durum izledi ama asıl amacı Kürt siyasetini etkisizleştirme çabasıydı. Devlet içinde bu çabayı tahkim edip daha sonra hesaplaşmayı düşündü herhalde, gelişmeler bunu gösteriyordu. Gerek Oslo Görüşmeleri, gerekse daha sonra izlediği gözüm sürecindeki politika bunu gösteriyordu.

Kendisinin izlediği bu politikalar Kürt bölgesinde de karşılığını buldu, ancak izlediği politikaların büyük ölçüde samimiyetsiz olduğunun ortaya çıkması, Kürt siyasi hareketinin politikaları, demokrasi güçleriyle kurduğu ittifakların açığa çıkarttığı yeni durum onları giderek saldırgan hale getirdi. Çözüm süreci diye söyledikleri şeylerin arka planı ortaya çıkmaya başladı. Daha çok teşhir edilir oldu. Kendi iktidarlarını, özellikle Erdoğan’ın diktatörlüğünü, tek adamlığını tahkim etmek adına yaptıkları 7 Haziran seçim sürecinde daha belirgin hale getirdi. Bir Dolmabahçe görüşmesi oldu, bir çözüm iradesi ortaya konuldu, ardına da kendisi böyle bir mutabakatı kabul etmediğini deklare ederek kendisinin 7 Haziran’dan sonrası istediği gibi olsa da olmasa da neyi yapacağını gösterdi. 7 Haziran kırılma noktası oldu. 7 Haziran AKP iktidarının gerileme sürecinin devam ettiği ve demokrasi güçlerinin müsaade etmeyeceğinin ortaya çıkması ve AKP’nin yeni durumu kabullenmemesi daha saldırgan politikalar izlemesi… Devletin eskiden beri etkin olan ayarlarına döndü.

Oğlun Ölmeden: Sizce savaşta neden hep yoksullar ölüyor?

Birol Sarıkaş: Savaş zaten yıkım demektir. Savaşın sonuçları değil kendisi bir yıkımdır. Ölüm demektir. Günümüzde savaş bazı şeylerin çözümü gibi gösterilmeye çalışılıyor. Savaş egemenlerin kendi iç ya da dış sorunlarını, bazen içerideki sorunlarını çözmek için bazen de dışarıdan gelişmeleri uymak için emperyal heveslerini tatmin etmek için başvurdukları bir yöntemdir. Savaşta insanlar ölür, ölen insanlar egemenler için en değersiz olanlardır.

Bu en değersizler de işçiler, emekçiler, yoksullardır. Kendi çocuklarını da kendileri gibi savaşın sahipleri olarak görürler. Savaşta bedeli ödeyecek olanlar o en alttakilerdir. Yani işçi, köylü, yoksul kesimlerdir. Hatta sınıflamak gerekirse daha çok yoksul halklar esas bedeli ödeyenlerdir. Aynı zamanda onların (egemenlerin) ekonomik krizlerine de çözüm buldukları bir şeydir savaş, krizlerin bedellerini ödetecekleri şartları ortaya çıkarmaktır. Savaş ortamlarında işçilerin grevleri ertelenir, hamasi nutuklar atılır, vatanın bütünlüğü ortaya konulur, “vatan mücadelesi verilirken sen ekmek davasında mısın” denilerek işçinin hak mücadelesinin önü kapatılır. Kısacası bedeli her şekilde işçiler, emekçiler ve analar yani kadınlar öder.

Oğlun Ölmeden: Kürt sorununun çözümü nasıl olmalıdır?

Birol Sarıkaş: Ben her şeyden önce kendimi insan olarak görüyorum. Millet mesuliyetim yok benim, sınıf mücadelesine gönül vermiş birisi olarak enternasyonalist düşünüyorum; benim için bir Türkün, bir İngilizin, bir Kürdün bir Arabın, Hıristiyanın, Çinlinin… hiç birinin birbirine üstünlükleri yok. Benim açımdan onların hangi sınıfa mensup oldukları önemlidir. Ancak böyle düşünüyor olmamam ezilen halkların yanında olmamamı gerektirmiyor. Sınıfsal bakış açım olmasına rağmen, ezen ve ezilen bir ulus olduğundan her zaman ezilen ulustan yana tutum almamız gerekir. Ezilen ulusların kendi kaderlerini tayin hakkını savunmamız gerekir. O nedenle Kürt meselesine bakış açım da böyle. Halklar kardeştir, halklar birlikte yaşamalıdır. Ölme politikalarına karşı çıkmamız bir şeydir ama haklar kendi kararlarını kendileri verirler. Çözüm de bu doğrultuda olmalıdır. Günümüzde dayatılmış bir savaş var, ne demek gerekir? Tabiî ki barış diyeceğiz. Ama halklar için, ama eşit bir barış istiyoruz.

Oğlun Ölmeden: Savaşa karşı işçiler ne yapmalılar?

Birol Sarıkaş: İki yönlü bakmak gerekiyor, İşçileri örgütlemeye çalışan bir sendika olarak biz de bu konuda bilinç oluşturmak için ciddi çaba göstermeliyiz. Sendikalar işçilerin sadece ekonomik taleplerini savunmazlar, sosyal, siyasal haklarını da savunurlar. En başta da yaşam hakkını savunurlar. Savaş demek, işçilerin kendilerinin özünün sakat kalması ve mağduriyeti demektir. Sendikalar ve işçi örgütleri savaşa en insani hakları noktasında karşı çıkmalı, bilinç aktarımı yapmalılar, çok ileriden sesleri yükseltmeliler ve bu konuda tavır almalılar.

Günümüzde sendikaların yüzde 10’un altında örgütlü olduğunu düşünürsek, örgütsüz çok fazla işçi kitlesi var. İşçilerin de kendiliğinden bilinç geliştirmeleri var, bu bilincin orta çıkması gerekir. Bu kadar insanın öldürüldüğü, onlarca yıl süren bir savaş var, ateşkes dönemlerinde ölümler olmuyor. İktidar ölümlerin olmadığı dönemlerin propagandasını yaparken ne olmuştur da yeniden savaş durumuna dönülmüştür? İşçilerinde kendiliğinden bunu sorgulamaları gerekir.

İşçiler kendi sokaklarından, yoksul mahallelerinden, camilerinden, cemevlerinden kalkan şehit cenazelerinden yola çıkarak sorgulamalı ve ortak tavır yükselmeli. “Neden hep bizim çocuklarımız ölüyor, kararı alanlar neden bedel ödemede hiç yoklar” diye sorgulamalılar. İşçiler-emekçiler bu savaşın bedelini ödememek için ellerinden geleni yapmalılar ve sokağa çıkmalılar. Karşı duruşu elbirliği içinde yükseltmeliler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder