Kirli
savaşın düğmesine basanların, yoksul işçi emekçi çocuklarının
ölmesi umurlarında değil. Ölümler üzerinden siyasal rant
peşinde koşmayı sürdürüyorlar. Canı yanan asker ailelerin
feryatları ise insanım diyen herkesin yüreğini dağlıyor.
Alçaklar tepki gösteren asker ailelerini “soysuz” ilan
ediyorlar, “karaktersiz” diye höykürüyorlar.
Hatay'ın
Reyhanlı İlçesi'ndeki Cilvegözü Sınır Kapısı yakınında,
Özgür Suriye Ordusu'na bağlı grupların kontrolündeki Suriye
tarafından gelen merminin isabet etmesi ile ölen 21 yaşındaki
piyade er Gökhan Çakır'ın, babası Faruk Çakır evlat acısıyla
yıkılmış vaziyette dahi, “Benim duygum Türk ve Kürt
kardeşliği” diyor.
Aliağa
kent merkezinde mobilya satış mağazası sahibi Faruk Çakır, bir
çağrıda da bulundu. Faruk Çakır, "Oğlum, hepimizin şehidi.
Benim duygum Türk ve Kürt kardeşliği. Oğlum son kurban olsun.
Son olsun artık. Anneler ağlamasın. Bu son olsun. Bizim
istediğimiz budur" dedi. Faruk Çelik, "Doğulu-Batılı
benim için fark etmiyor. Bu şehit son olsun" dedi.
Gökhan
Çakır'ın dayısı Mehmet Yılmaz ise "Acımız büyük.
İçimiz yanıyor. Ne diyeceğimizi bilmiyoruz. Bir dümenin içine
girmiş gidiyoruz. Bizim mağazamıza saldırı söz konusu değil.
Biz 'yok' diyorsak yok. Ne hakla saldıracaklar? Bir Kürt öldüğü
zaman bir Türk'ün işyerine mi saldıralım? Hepimizin başı
sağolsun. Biz barış istiyoruz, barış! Savaş istemedik hiçbir
zaman. Barış hepimizin isteğidir" dedi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder