OĞLUN ÖLMEDEN HAREKETE GEÇ!

5 Ekim 2015 Pazartesi

Ey insanlık ses ver!

Gerilla mezarlıkları yıkılır. Kobanê'de ölümsüzleşenlerin cenazelerinin aileleri tarafından alınmasına izin verilmez. Katledilen kadın gerilla bedenleri soyundurulup sokakta sergilenir. Cenazeler zırhlı araçların arkasına bağlanıp sürüklenir.

Faşist Türk devleti tarafından gerçekleştiren bu kan donduran uygulamalar nerede yaşanıyor? IŞİD vahşetine tepki duyanlar, o barbarlığı bertaraf eden Kürt gerillalarına uygulanan bu insanlık dışı vahşeti içine nasıl sindirebiliyor?

Kürt düşmanlığı genlerine işlemiş bir toplumsal yapı gerçekliği var. Sadece Kürt değil Ermeni, Rum gibi farklı ulus ve azınlıklara karşı adeta genlere şırınga edilmiş bir düşmanlık. Neden? Çünkü egemen Türk burjuvazinin ilk sermaye birikimi zorbalık, katliam, talan ve sürgünlerle "gayri müslim”lerin mal varlıklarına el koyarak gerçekleştirilmiş. Türklük bilinci Sünni-Türk-İslam sentezi üzerine inşa edilmiş.

Hrant Dink gibilerinin tetikçilerinin Karadeniz'den mantar gibi kolayca üreyebilmesi, o topraklarda yaşayan “gayri müslim”lerin “temizlenmesi”nin ardından oralara yerleştirilenlerin şekillendirildiği “Türklük bilinci”dir.

Bu çarpık bilinç şekillenmesinde dönemin Kürt aşiret ve derebeyliklerinin de katıkısı maalesef etkili olmuştur. Kürtlerin kendi kendisini inkar etmeye kadar götüren varlığı, dili, kültürü yasaklanan bir tarihsel süreç yaşanmıştır.

Kürt halkının ulus ve özgürlük bilincinin PKK'nin çıkışıyla büyümesi dengeleri alt-üst eden bir tablonun ortaya çıkmasına yol açmıştır.

Bugün Kürtleri “müslüman” olarak dahi kabul etmeyen, “onlar Zerdüşt'tür” çıkışları yapan egemen anlayış Sünni-Türk-İslam sentezine yaslanarak Kürt halkı ve evlatlarına yapılan herşeyi mübah sayıyor. “Tek din, tek dil, tek millet, tek bayrak” tekerlemesi bu düşmanlık kodlarını diri tutmak için ısıtılıp, ısıtılıp kullanılıyor.

Gerilla cenazelerine ve Kürt halkına yönelik gerçekleştirilen ırkçı, şovenist, insanlık dışı, ahlak yoksunu uygulamalar 'halkların kardeşliği' bilincinin hakkını veren bir tepkinin örgütlenmesiyle geriletilebilecektir.

Bu kirli savaşa karşı hertürlü tepki ve eylemi yaygınlaştırıp büyütmek tarihsel bir sorumluluktur. 

Ey insanlık ayağa kalk, tepki ver!..

Kirli savaşa alet olma, askere gitme!..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder